Kudüs’te 10.000 Öğrenci – Sokakta

Noel’den bu yana Kudüs’ün doğusunda Hristiyan okullarının kapalı olması binlerce öğrenciyi sınıfsız bıraktı
Kudüs’ün doğusunda Hristiyan okullarının kapalı olduğu dönemde bir okul tabelası
Noel tatilinden bu yana kapalı olan Kudüs’ün doğusundaki Hristiyan okullarından biri (Photo: CC BY-SA 4.0 Utilisateur:Djampa)

Noel tatilinin 10 Ocak 2026’da sona ermesinden bu yana Kudüs’ün doğu kesimindeki tüm Hristiyan ortaöğretim okullarında eğitim durdurulmuş durumda. Karar, kurumları temsil eden çatı yapı olan Hristiyan Eğitim Kurumları Sekretaryası tarafından alındı.

Sekretaryaya göre on binden fazla öğrenci şu anda okula gidemiyor ve günlerini sokaklarda geçiriyor. Eğitimin durmasının doğrudan nedeni, Kudüs dışında, Batı Şeria bölgelerinde yaşayan 171 Filistinli öğretmenin giriş ve ikamet izinlerinin yenilenmemesi. Bu öğretmenler, kurumların öğretmen kadrosunun yaklaşık dörtte birini oluşturan vazgeçilmez personel olarak tanımlanıyor ve onlar olmadan eğitimin yeniden başlaması mümkün görülmüyor.

Kudüs’ün doğusunda hangi Hristiyan okulları kapalı ve kaç öğrenci etkilendi?

Kapanan kurumlar arasında kentin en büyük ve köklü okullarından bazıları bulunuyor. Bunlar arasında Kudüs’ün en eski ve büyük okullarından biri olan De La Sal Koleji, Fransisken tarikatı tarafından yönetilen Tera Sankta Okulu ve ağırlıklı olarak kız öğrencilere hizmet veren Rozari Rahibeleri Okulu yer alıyor. Bu okulların birçoğu Eğitim Bakanlığı ve belediyenin eğitim birimleri tarafından tanınmış ancak resmî olmayan kurumlar statüsünde sınıflandırılıyor. Söz konusu öğretmenler deneyimli eğitimciler olup geçmişte izinleri düzenli olarak yenileniyordu.

Okulların kapanması, Kudüs’ün doğusunda Filistinli öğrencilere verilen eğitimin niteliğine ilişkin uzun süredir devam eden bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Çatışmanın merkezinde müfredat meselesi yer alıyor – Filistin Tawjihi sistemi ile İsrail bitirme sistemi arasındaki fark. İsrail, Filistin müfredatının kışkırtıcı unsurlar içerdiğini ve kendi varlığını tanımadığını savunuyor. Bu nedenle özel okullar üzerinde İsrail müfredatını benimsemeleri yönünde mali destek ya da ruhsat şartı olarak baskı artarken, Hristiyan kurumlar Filistinli ya da uluslararası müfredatlarını korumaya çalışıyor.

İsrail, Kudüs’ün doğusundaki Hristiyan okullarda müfredat değişikliği neden istiyor?

Eğitim Bakanlığı, tanınmış ancak resmî olmayan kurumların eğitim içerikleri üzerinde sıkı denetime tabi olması gerektiğini vurguluyor. 2025 yılı boyunca ders kitaplarına ilişkin şartlar daha da sıkılaştırıldı.

Buna ek olarak, 2025’te İsrail parlamentosunda Filistin Yönetimi’ne bağlı yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğretmenlerin istihdamını engellemeyi amaçlayan yasa girişimleri ilerletildi. Kudüs’ün doğusunda öğretmenlerin yüzde altmıştan fazlasının bu tür diplomalara sahip olması, okul yönetimleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu ve öğretmenlerin Kudüs’e girişlerinin engellenmesi için gerekçe haline geldi.

İzin sorununun yanı sıra, bu kurumlar ciddi bütçe açıklarıyla da karşı karşıya. Mar Mitri Okulu örneğinde görüldüğü üzere, tanınmış ancak resmî olmayan okullara yönelik devlet desteğinin azaltılması sonucunda fiilen gerçek maliyetlerin yalnızca yaklaşık yüzde otuzu karşılanabiliyor. Oysa teorik olarak bu oran yüzde yetmiş beşe kadar çıkabiliyor.

Kudüs’ün doğusunda izin krizi uluslararası müdahaleye mi yol açıyor?

Hristiyan Eğitim Kurumları Sekretaryası, Kudüs’teki dinî kurumların hamiliğini üstlenen ülkelere başvurarak krize müdahale etmelerini istedi. Gönderilen mektupta, öğretmenlerin girişinin kısıtlanmasının mevcut statükoya ve Hristiyan kurumların özerkliğini garanti altına alan tarihî anlaşmalara aykırı olduğu belirtildi.

Mektup ayrıca, okulların uzun süre kapalı kalmasının binlerce çocuğu hassas bir güvenlik ortamında sokaklara ittiği uyarısında bulunuyor ve konsoloslardan Savunma Bakanlığı ile ilgili koordinasyon birimleri üzerinde baskı kurarak haftalık ya da aylık izinler yerine yıllık izinler verilmesini talep ediyor.