Pazar sabahı Kudüs’ün Armon HaNatziv semtinde bir apartman dairesinde çıkan ölümcül yangın, yaklaşık 60 yaşındaki bir kadının hayatını kaybetmesine yol açtı. Olay, çoğu zaman göz ardı edilen bir kış gerçeğini yeniden gündeme taşıyor: geceleri evlerin içinde ortaya çıkan ölümcül riskler. Dondurucu soğuk, güvenli olmayan ısıtma yöntemleri, eski altyapı ve uykudaki insan ihmali bir araya geldiğinde sonuçlar trajik olabiliyor.
Kudüs Bölgesi için United Hatzalah sözcüsüne göre, sağlık ekipleri Pazar sabahı Kudüs’teki Adam Caddesi’ne sevk edildi. Kadın, yoğun dumanla kaplı daireden kritik durumda çıkarıldı. Olay yerinde ilk tıbbi müdahalenin ardından yoğun bakım ambulansı ile Hadassah Ein Kerem Tıp Merkezi’ne kaldırıldı. Hastanede daha sonra, duman soluması sonucu hayatını kaybettiği açıklandı. Olayda 47 yaşındaki bir başka kadın ise hafif durumda tedavi edildi.
United Hatzalah gönüllüleri Haim Cohen ve Yedidya Natan Landsberg, “Olay yerine vardığımızda, kadının yaşadığı apartman dairesinden yoğun duman yükseliyordu. İtfaiye ekipleri daireye girerek kadını bilinci kapalı ve kritik durumda bize çıkardı. Olay yerindeki ilk müdahalenin ardından yoğun bakım ambulansı ile Hadassah Ein Kerem Hastanesi’ne sevk edildi. Ayrıca 47 yaşındaki başka bir kadına da olay yerinde yardım sağladık, durumu hafifti” dedi.
Kış Gecelerinde Çıkan Yangınlar Neden Bu Kadar Ölümcül?
Kış aylarında Kudüs’te konut yangınları nadir değil, ancak geceleri meydana gelen olaylar çok daha tehlikeli. Uyku sırasında koku alma duyusu zayıflar, vücudun tepkileri yavaşlar ve çoğu zaman alevler fark edilmeden önce duman solunur. Birçok vakada mağdurlar zamanında uyanıp kaçma şansı bulamaz.
Kudüs’teki konut yapısı da riski artırıyor. Şehrin birçok binası onlarca yıl önce, modern elektrik standartları yaygınlaşmadan inşa edildi. Bu tür evlerde yaşayanlar, soğukla başa çıkmak için sıklıkla taşınabilir ısıtıcılar, eski cihazlar ya da geçici çözümler kullanıyor. Ancak her zaman güvenlik kurallarına tam uyum sağlanmıyor ya da duman dedektörü gibi temel uyarı sistemleri bulunmuyor.
Acil durum hizmetleri, ölümcül yangınların çoğunun olağanüstü olaylardan değil, günlük ihmallerden kaynaklandığını defalarca vurguluyor: gece boyunca açık bırakılan bir ısıtıcı, yıpranmış elektrik kabloları, aşırı yüklenmiş prizler ya da fark edilmeyen bir ateş kaynağı. Konut altyapısının büyük ölçüde eski olduğu bir şehirde, bu riskler uzun kış gecelerinde daha da artıyor.
Armon HaNatziv’deki bu trajedi, son yıllarda kış aylarında yaşanan benzer olaylar zincirine eklenmiş durumda. Bu durum, Kudüs’te kış tehlikelerinin yalnızca kaygan yollar ya da dışarıdaki sert hava koşullarıyla sınırlı olmadığını acı bir şekilde hatırlatıyor. Çoğu zaman en büyük tehdit, şehir uyurken sessizce evlerin içinde ortaya çıkıyor.


