“Kamusal alanda Yahudi kimliğinin güçlendirilmesi” başlıklı bir İsrail yasa teklifi, beklenmedik bir kesimden sert tepkilere yol açtı. Filistinli yetkililer, bu girişimin Kudüs’teki Tapınak Tepesi’nin niteliğini değiştirmeye yönelik İsrail adımlarını hızlandırabileceğini, alanda Yahudi ibadetini genişletebileceğini ve El-Aksa Camii’nin İslami kimliğine zarar verebileceğini savunuyor.
Kamusal Alanda Yahudi Kimliğini Güçlendirme Yasa Teklifi Ne Öngörüyor?
Geçtiğimiz Çarşamba günü Knesset’te, İsrail parlamentosunda, ön oylamada kabul edilen yasa teklifleri arasında “Kamusal Alanda Yahudi Kimliğinin Güçlendirilmesi” de yer aldı. Muhalefetin “dindarlaştırma yasası” olarak nitelendirdiği teklif, Galit Distel-Atbaryan (Likud) ve Eliyahu Baruchi (eski United Torah Judaism) tarafından sunuldu; Yitzhak Kroizer (Otzma Yehudit) ve Ariel Kallner (Likud) da girişime katıldı. Teklif 49’a karşı 35 oyla kabul edildi.
Teklif, kamu kurumları, devlet hizmetleri ve kamusal alanlarda Yahudi dini sembollerinin ve geleneksel değerlerin yasal zemine oturtulmasını amaçlıyor. Maddeleri arasında, kamu kaynaklarıyla finanse edilen tesislerde dini içerik ve Tevrat temelli faaliyetlerin yer almasına izin verilmesi ve bazı durumlarda bunun zorunlu kılınması bulunuyor. Resmi himaye altındaki etkinliklerde cinsiyet ayrımına ilişkin kısıtlamalar da gevşetiliyor. Ayrıca kamusal alanlarda tefillin takılmasına, toplu duaya veya diğer Yahudi dini uygulamalarına müdahale edilmesi yasaklanıyor.
Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları teklifi sert biçimde eleştiriyor. Yasanın cinsiyet ayrımını meşrulaştırarak kadınları kamusal alanda dışlayabileceği ve kadın haklarını zedeleyebileceği savunuluyor. Eleştirmenler ayrıca teklifin dini baskıyı artıracağını, devletin laik karakterini aşındıracağını ve laik ile liberal kesimlere dini bir yaşam tarzı dayatacağını öne sürüyor. Bazı çevreler ise düzenlemenin İsrail’in çok kültürlü yapısını göz ardı ettiğini ve azınlıkların din özgürlüğünü zayıflatabileceğini belirtiyor.
Filistinliler Neden Tapınak Tepesi’ndeki Statükonun Değişmesinden Endişe Ediyor?
Filistinli aktörler de yasa teklifine karşı çıkanlar arasına katıldı. Kudüs Valiliği tarafından yayımlanan açıklamada, Knesset’te ön oylamada kabul edilen ve kamusal alanda dini sembollere izin veren yeni İsrail yasa teklifinden kaynaklanan “ciddi tehlikelere” dikkat çekildi.
Açıklamaya göre temel endişe, Tapınak Tepesi’ndeki mevcut statükonun zayıflaması. Filistinliler, alanın yasa kapsamında “kamusal alan” olarak tanımlanmasının, Yahudilerin resmi olarak dua ve dini ritüeller gerçekleştirmesinin önünü açabileceğini savunuyor. Onlara göre kamusal dua, tefillin kullanımı, secde, Sukot’ta Dört Tür’ün getirilmesi ya da hatta Fısıh’ta kurban sunulması gibi uygulamalar mümkün hale gelebilir.
Filistinli yetkililer, İslami Vakıf’ın yetkilerinin zayıflatılmasından da kaygı duyuyor. Yasanın, cami görevlileri ve Vakıf yetkililerinin gayrimüslim ibadetlerini engellemesini zorlaştıracağı, çünkü Yahudi ibadet edenlerin “dini uygulamalara müdahaleyi yasaklayan” hükümlerle korunacağı öne sürülüyor.
Bunun yanı sıra Filistinliler, alanın kimliğinde daha geniş bir dönüşümden endişe ediyor. Teklifi, Hebron’daki İbrahim Camii düzenlemesine benzer şekilde “zaman ve mekânın bölünmesi” yönünde bir adım olarak görüyor ve bunun sitenin münhasır İslami karakterini aşındırabileceğini söylüyorlar.
Son olarak Filistinliler, Tapınak Tepesi’nde Yahudi ibadetinin hukuken meşrulaştırılmasından endişe ediyor. “Kamusal alan” gibi hukuki bir terimin kullanılmasının, El-Aksa Camii’ni Müslümanlara ait bir dini mekândan çıkarıp Yahudi dini egemenliğinin geçerli olduğu bir İsrail kamusal alanına dönüştürmeye yönelik bir manevra olarak algılandığını belirtiyorlar.


